basiret

[basi:ret]
阿́ is. 洞察力, 远见卓识, 先见之明
◇ \basireti bağlanmak 无远见, 无先见之明; 糊涂, 晕头转向: Basiretim bağlandı. Ağzımı açıp tek kelime söyleyemedim. 我给弄糊涂了, 干张着嘴一句话也说不出来。Hakikaten adamın basiretinin bağlandığı zaman da olur. 真的, 人有时也会犯糊涂。\basiretini bağlamak 使犯糊涂, 使昏头

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • basiret — is., Ar. baṣīret Doğru görüş, uzağı görüş, seziş, uyanıklık, anlayış, kavrayış, dikkat, sağgörü, önsezi Kanal ı müdafaa edenler, yüz millik cephe üzerinde çok basiretle vazife görmeye mecbur idiler. F. R. Atay Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • basîret — (A.) [ تﺮﻴﺼﺑ ] görüş, ileriyi görme gücü …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • BASİRET — Hakikatı kalbiyle hissedip anlama. Kalbde eşyanın hakikatlarını bilen kuvve i kudsiyye. Ferâset. İm ân ı dikkat. * İbret alınacak hidâyet sebepleri. Beyyine. Hüccet. * Bir evin iki tarafının arası. * Yer üstündeki kan. (Bak: Süveydâ i kalb …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • basiret — doğru görüş; uzağı görüş; önceden görüş; seziş; uyanıklık; anlayış; kavrayış; dikkat; sağgörü …   Hukuk Sözlüğü

  • BASİRET-KÂR — f. Basiretli, ferâsetli, önceden gören …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BASİRET-KÂRÎ — Basiretlilik, önceden görmeklik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BASİRET-İ KALB — Gönül uyanıklığı. Kalb basireti …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ADEM-İ BASİRET — Basiretsizlik, görüşsüzlük …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BASAİR — (Basiret. C.) Basiretler. İbretli görüşler. Deliller. İbretler. Hüccet ve bürhanlar. Gözler. * Kalb duyguları …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BASİR — Basiret sâhibi ve anlayışlı olan. Hakikatları anlayan. En iyi ve en çok anlayışlı. Kalb gözü ile gören. * İt, köpek, kelp …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ULÜ-L EBSAR — Basiret sâhibleri …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.